İntibak 2021 (Lise)

0
84

Üniversite talebelerine yönelik gerçekleşen intibak programının bir benzeri de liseli talebe kardeşlerimize yönelik gerçekleşti.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin İstanbul’da hatıraları olan mekânlar, Eyüpsultan kabristanında metfun bulunan Nur talebesi ağabeylerin kabirleri ziyaret edildi. Sohbetler, hatıralar ve dualar edildi, hem hizmetimize yönelik hem de eğitim hayatları için hedefler hakkında bilgilendirmeler yapılarak danışmanlık hizmetlerimizin hep olduğu ve olacağı ifade edilmiş oldu.

Üniversite programında yağmur sebebiyle gidilemeyen mekânlara da bu programda gidilmiş oldu. Ayasofya Camii ve Çamlıca tepesi ziyaret edilerek üstadın oradaki hatıraları yâd edildi.

Güzel bir havada gerçekleşen program maddi manevi istifadeye medar bir yemek ve çayla birlikte sona gelip medresemize dönerken belki de programımızın makbuliyetine işareten rahmet aracımızın camını ıslatmaya başlamıştı. Kardeşlerimize hayırlı olsun ve başarılar dileyerek sona geldik.

Mısır Câmiü’l-Ezher Üniversitesi reislerinden meşhur Şeyh Bahît Efendi İstanbul’a bir seyahat için geldiğinde, Kürdistan’ın sarp, yalçın kayaları arasından gelerek İstanbul’da bulunan Bediüzzaman Said Nursî’yi ilzam edemeyen İstanbul uleması, Şeyh Bahît’ten bu genç hocanın ilzam edilmesini isterler. Şeyh Bahîd de bu teklifi kabul ederek bir münazara zemini arar. Ve bir namaz vakti Ayasofya Camiinden çıkıp çayhaneye oturulduğunda bunu fırsat telâkki eden Şeyh Bahît Efendi, yanında ulema hazır bulunduğu halde Bediüzzaman’a hitaben, yani, “Avrupa ve Osmanlılar hakkında ne diyorsunuz, fikriniz nedir?” der.

Şeyh Bahît Efendinin bu sualden maksadı, Bediüzzaman’ın şek olmayan bir bahr-ı umman gibi ilmini ve ateşpâre-i zekâsını tecrübe etmek değil, belki, zaman-ı istikbale ait şiddet-i ihatasını ve idare-i âlemdeki siyasetini anlamak idi. Buna karşı Bediüzzaman’ın verdiği cevap şu oldu:

Yani, “Avrupa bir İslâm devletine hâmiledir, günün birinde onu doğuracak. Osmanlılar da Avrupa ile hâmiledir; o da onu doğuracak.”

Bu cevaba karşı Şeyh Bahît Hazretleri,

Bu gençle münazara edilmez. Ben de aynı kanaatteyim. Fakat bu kadar veciz ve beliğâne bir tarzda ifade etmek, ancak Bediüzzaman’a hastır demiştir.

Tarihçe-i Hayat

Esaretten geldikten sonra, İstanbul’da Çamlıca tepesinde bir köşkte, merhum biraderzadem Abdurrahman (r.aleyh) ile beraber oturuyorduk. Bu hayatım, hayat-ı dünyeviye cihetinde bizim gibilere en mes’ûdâne bir hayat sayılabilirdi. Çünkü esaretten kurtulmuştum; Dârü’l-Hikmette, meslek-i ilmiyeme münasip, en âli bir tarzda neşr-i ilme muvaffakiyet vardı.

Lem’alar, Yirmi Altıncı Lem’a On Birinci Reca

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya girin